Zamanın Önemi

Yazar Tarih Eylül 23, 2009 Kategori Genel | 0 Yorum

014

Zamanın Önemi

Zaman, en değerli sermayemiz olmasına rağmen en ucuz harcadığımız şeydir. İşlerimizin yoğunluğu sebebiyle yemek yemeğe dahi zaman bulamadığımız, başımızı işten kaldıramadığımız anlarda zamanın kıymetini daha iyi anlarız. Acaba ecel gelse, geçmiş hayatımıza bir baksak, “Oh, Allah’a şükür hakkıyla değerlendirmişim, gönül rahatlığıyla ruhumu teslim edebilirim” diyebilecek kaç kişi çıkar? Belki de çoğumuz, “Ah biraz daha zamanım olsaydı, şunları, şunları yapsaydım” demekten kendimizi alamayız. Ve bir fırsat doğsa da, yeni bir ömür daha verilseydi, onu en iyi şekilde değerlendirmek için neler yapmazdık ki!

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), insanların çoğunun iki değerli nimetin kıymetini bilmediklerini, bunlardan birinin sıhhat, diğerinin de boş vakit olduğunu bildirmiştir.1 Herkesin, bir gün gelip ömrünün nerede tükettiğinin hesabını vereceğini 2 ifade buyurmuş, “Ölüm gelmeden önce hayatın, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin kıymetini bilin” 3 emrini vermiştir.

Ömür dakikalarımız en büyük sermayemizdir, hatta tek sermayemizdir. Yedeği olmayan bir sermaye… En büyük servetlerle dahi satın alınamayan, fakat her türlü servet dahi kendisiyle kazanılan bu değerli sermayeyi, acaba değeri ölçüsünde kullanabiliyor muyuz? Her saat, her dakika iflasa giden, gittikçe batan bir tüccar mı, yoksa gün geçtikçe kazancını daha da artıran bir tüccar durumunda mıyız? Bunların muhasebesini yine bu sermayemizle yaparız. Kazancımız artıyorsa, bunu daha da artırmak en büyük emelimiz olur. Kaybediyorsak bu gidişe “Dur!” demek de elimizdedir. Diyelim ki, iflas etmiş bir pozisyondayız. Böyle bir kimseye milyarlar değerinde bir hazine verilse, sevinçten göklere uçar, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmenin yollarını arar. Her yeni gün, her yeni saat bize bahşedilen milyarlar değerindeki bir sermayeden farksızdır. Bunu gerektiği gibi kullanmadığımızda hesap sorulacağını da hesap sorulacağını da akıldan çıkarmamalıyız. “Sonra o gün her türlü nimetten sorulacaksınız” 4 ayeti şûmülünde bu sorgulama ilk sıraları alacaktır.

Zamanı en iyi değerlendirme yollarının başında boş vakit geçirmeme uğrunda harcanan çabalar gelir. En çok muhtaç olduğumuz ilim, zikir, fikir, maddi ve manevi gayretler, vakti doldurmada büyük yer tutar. Abdullah bin Mübarek’e, “ Akşam öleceğini bilseydin ne yapardın?” diye sorduklarında, “O vakte kadar ilimle uğraşırdım” cevabını vermiştir.

Ne mutlu ömür sermayesini gerektiği gibi değerlendirebilenlere!

1- Tirmizi, Zühd:1
2- Tirmizi, Kıyâme:1
3- Keşfü’l-Hafâ, 1: 148.
4- Tekâsür Suresi, 8.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>